Erkan Güzelküçük Tarafından Eklendi. | 8 Şubat 2012 00:36
dd720d76-affd-4178-971f-d11a1b79b455|2|5.0
Cebinde 1.5 lira ile iş aramaya çıktığı gün yolda bulduğu para dolu çantayı polise teslim eden gence iş teklifi yağıyor.

KARAMAN’da dün iş ararken, içinde 2 bilezik, altın küpe ve kolye ile yaklaşık 2 bin lira para olan kadın çantasını yolda bulup polise teslim eden 30 yaşındaki Bülent Soylu, çantanın sahibini evinde ziyaret edip, elini öptü ve sadece şeker ikramını kabul etti. Örnek davranışından dolayı yurt genelinden iş teklifleri almaya başlayan Soylu’ya, İl Emniyet Müdürü Lütfi Sönmez de sahip çıkıp, iş için girişimlerde bulundu.
Bir yıldır işsiz olan kaynak ustası Bülent Soylu, dün sabah saatlerinde Hürriyet Mahallesi’ndeki evinden iş aramak için çıktı. Yolda kaldırım ile otomobil arasında bir kadın çantasının olduğunu fark eden Soylu, çantanın içini açıp baktığında 2 bilezik, küpe ve kolyeden oluşan altın takı ile yaklaşık 2 bin lira para olduğunu gördü. Çantayı polis merkezine teslim etmeye karar veren Soylu, cebinde 1.5 lira minibüs parası dahi olmadığı için yürüyerek gitmeye karar verdi. Yaklaşık 3 kilometre yürüyen Soylu, yolda gördüğü polis ekiplerine çantayı teslim etti.
’BU DEVİRDE BÖYLE DAVRANIŞI KİMSE YAPMAZ’
Bülent Soylu, bugün çantanın sahibi emekli öğretmen 80 yaşındaki Mahide Doğay’ı evinde ziyaret etti. Borçlarını dağıtmak için çıktığında çantasnı kaybettiğini ifade eden Mahide Doğay, şunları söyledi:
"Çantayı kaybettiğimde her şeyi unutmuştum. Gitti artık gelmez demiştim. Borçlarımda vardı. Ama polis bana ulaşınca çok mutlu oldum. Bülent Soylu’nun beni evimde ziyaret etmesinden de şeref duydum. Bu dönemde Bülent’i yaptığı davranışı hiç kimse yapmaz."
Çantanın içinden 1 yıl önce ölen eşine ait saat olduğunu belirten Doğay, "Özellikle saatin manevi değeri yüksekti. Çanta bulunduğu için çok mutluyum" dedi.
SADECE ŞEKER İKRAMINI KABUL ETTİ
Mahide Doğay’ın, çantasını bulduğuna karşılık para verme talebini reddeden Bülent Soylu, yaşlı kadının sadece şeker ikramını kabul etti. Bu davranışı ile Doğay’ı duygulandıran Soylu, "80 yaşındaki yaşlı kadından bir şey alamazdım. Çantanın kendisine ulaştığını öğrendim de mutlu oldum. Zaten çantanın içinde para ve altından ziyade şekerler de vardı. Şekerleri görünce çanta sahibinin çocukları çok sevdiğini düşündüm. O an ayrı bir duygulanmıştım. Şimdi o şekerlerden birini de bugün ben kendisinden aldım. Ne söyleyeyim şimdi vicdanen daha da rahatladım" dedi.
EMNİYET MÜDÜRÜ SAHİP ÇIKTI
Örnek davranışının gazete ve televizyonlarda haberinin yayınlanmasının ardından yurt genelinden iş teklifleri almaya başlayan Bülent Soylu’ya, Karaman İl Emniyet Müdürü Lütfü Sönmez de sahip çıtı.
Bülent Soylu ile makamında görüşme yapan İl Emniyet Müdürü Lütfü Sönmez, Soylu’nun mesleğine yönelik iş bulması içinde girişimlerde bulundu. Sönmez, "Bu kardeşimizin yaptığı hareket ile millet kendisine kefil olmuştur. Biz de kendisinin mesleğine uygun iş bulabilmesi için görüşmelerimizi başlattık. Bugün yarın sonuç alırız. Duyarlı hareketi herkesin takdirini kazanmıştır. Teşekkür ediyorum" dedi.
İŞ TEKLİFLERİ ALDI
1 gün içinde kendisine olan ilginin arttığını ve iş teklifi telefonları aldığını belirten Bülent Soylu ise şunları söyledi:
"Dün akşamdan, şu ana kadar, sayısız telefonlar aldım. Karaman’dan ve çeşitli illerden arayanlar oldu. Basının ilgisi yoğun oldu. Aslında benim yaptığımı bir başkası da yapardı. Yapmalı da öyle düşünüyorum. Yine de 10 lira da bulsam o parayı yiyemem. Çünkü ben böyle yetiştim."
ÖRNEK DAVRANIŞI EŞİYLE DE BARIŞTIRDI
1 yıldır işsiz olduğu için bir bisküvi fabrikasında işçi olarak çalışan eşi Mürvet Soylu ile de boşanma aşamasında olduğunu belirten Bülent Soylu, dün yaşadığı olayın ardından eşiylede barıştığını söyledi. 2 yıllık evli olduklarını ifade eden Soylu, "Eşimle de barıştım. O da örnek davranışımdan dolayı beni takdir etti" dedi.
Alıntı: Haberturk.com
Hamza Baran Tarafından Eklendi. | 7 Şubat 2012 23:48
444dd1fb-fed9-4e8a-ae79-ad478c70236c|2|5.0

Sensiz bu ömür nereye gittiğini bilmeyen bir rüzgâr.
Sensiz çarpan bu kalp boşu boşuna atar.
Sensiz bu mevsimde yağmaz yağmur, yağmaz kar.
Sensiz geçen gecelerim dar gelir bana dar.
HAMZA BARAN
Hamza Baran Tarafından Eklendi. | 7 Şubat 2012 22:56
66440813-8f41-4a97-9425-c74398de9f9a|4|5.0

Kurumuş bir ağaç gibiyim. düşen son yaprakta bana seni,sensizliği hatırlatır. senin arkana bakmadan gidişin gibi. o da kopar sonunda dalından ve yere düşer. daha sonra yine senin gibi kapılır bir rüzgara ve rüzgarın sürüklediği yere. tabi rüzgar artık seni ve o yaprağı nereye götûrdüyse...
Rüzgar aldın sen ve o yaprak salladınız ordan oraya. kim bilir daha da nerelere. alıp götürdü sizi bir yel. saydınız mı peki? acaba değdiğiniz kaçıncı el. ya da neyse ... şimdiki durağınızı ben söyleyim güzelim 2nizinde son durağı. bir uçurumun yalnızlık kenarı. yaprağın sonu zaten belli. yanıp tutuşmak ya da yok olmak. parçalara ayrılmak. ya sen. senin icin bu kadar kolay olmasa gerek yanmak yok olmak,kaybolmak. uçurumun kenarına gelip saatlerce ağlamak ama ayağını bir adım ileriye atamamak cesaret edememek. sonra daha önce yaptığın gibi uçurumun yalnızlık kenarından arkana dönüp bakmadan gitmek...
HAMZA BARAN
Erkan Güzelküçük Tarafından Eklendi. | 7 Şubat 2012 22:34
d3cd52d8-a61d-4eb7-8ef2-fbabd1cd4230|0|.0

d3cd52d8-a61d-4eb7-8ef2-fbabd1cd4230|0|.0
Tags: Karikatür
Erkan Güzelküçük Tarafından Eklendi. | 7 Şubat 2012 22:32
e274a386-e9aa-4a30-9599-4e9f4ed91f82|0|.0

e274a386-e9aa-4a30-9599-4e9f4ed91f82|0|.0
Tags: karikatür
Erkan Güzelküçük Tarafından Eklendi. | 7 Şubat 2012 13:42
4c51a9b4-bf56-4681-9601-8f3ead7a9a37|2|5.0
Atatürk'ün şimdiye kadar duyulan en net ses kaydı; Amerikan Ulusal Arşivleri’nde, 'Muhteşem Türk' ismiyle bulundu...

1958 yılında ABD tarafından hazırlanan ‘Muhteşem Türk’ isimli belgeselde yer alan kayıtta Atatürk’ün sesinin Nutuk konuşmasındakinden çok daha tok olduğu duyuluyor.
Video için tıklayınız...
Vatan Gazetesi'nden Uğur Koçbaş'ın haberine göre, Atatürk’ün “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözleriyle biten Nutuk konuşması dışında bilinen tek ses kaydı önceki sene Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema ve Televizyon Merkezi tarafından yayınlanmış ve Atatürk ’ün sesinin bilinenden çok daha ‘tok ve gür’ olduğu anlaşılmıştı. Şimdi ise Atatürk’ün bilinen kayıtlardan çok daha net ve berrak sesi Amerikan arşivlerinden çıktı. Türkiye’nin Kore Savaşı’nda Amerikan ordusunun yanında yer alarak NATO üyesi olmasının ardından Amerikan halkına ‘bu yeni müttefik ülkenin’ tanıtılması için çekilen ‘Muhteşem Türk’ (The Incredible Turk) isimli belgeselde Atatürk ve yarattığı modern Türkiye, en çarpıcı yönleriyle anlatılıyor. 1958 yılında çekilen ve Amerikan Ulusal Arşivleri’nin internet sitesinde yayınlanan belgesel, DVD formatında ve çok kaliteli Atatürk görüntüleri içeriyor. Amerikan Ulusal Güvenlik Konseyi ve Merkezi Haberalma Teşkilatı’nın (CIA) gizli arşivlerinden faydalanılarak hazırlandığı belirtilen belgeselin en çarpıcı bölümü ise Atatürk’ün kendisini ziyarete gelen Amerikan elçisi ile yaptığı görüşmenin ardından cumhurbaşkanlığı köşkünün bahçesinde düzenlenen basın toplantısı...
Gazi sözüne selamlı karşılık
1927-32 yılları arasında ABD’nin Türkiye Büyükelçisi olarak görev yapan Joseph Clark Grew, basın mensuplarının karşısında Atatürk’ün yarattığı modern Türkiye’nin Amerika’nın en önemli müttefiklerinden biri olduğunu anlatırken yanıbaşında kendisini dikkatle dinleyen Mustafa Kemal’den “Gazi” sıfatıyla bahsediyor. Atatürk, “Gazi Mustafa Kemal” sözünü duyduğu an elçiye dönerek başıyla selam veriyor. Elçi, Atatürk’ün adının her zaman kalkınma ve modernizasyon ile birlikte anılacağını belirterek Türk milletinin hafızasında Atatürk isminin sonsuza dek yaşayacağını vurguluyor. Ardından söz alan Atatürk ise, sözlerine “Türk milleti tabben (tabiatı itibarıyla) demokrattır” diye başlıyor ve “Bu yüksek gayede zaten çok yükselmiş bulunan Amerika milletinin Türk milletiyle beraber olduğundan hiç şüphem yoktur” ifadeleriyle sürdürüyor. Video paylaşım sitesi YouTube’da birkaç aydır bulunan ancak birçok insanın habersiz olmasından dolayı bugüne dek çok izlenmeyen görüntüler Amerikan Ulusal Arşivleri’nin dijital arşiv bölümünden indirilebiliyor.
En net kayıt...
Belgeselde İzmir’in kurtarılışı, Kurtuluş Savaşı, İran Şahı Pehlevi ve Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Latin Alfabesi’ne geçişte Mustafa Kemal’in aldığı brifing toplantısının kayıtları, Atatürk’ün manevi kızı Ülkü ile oynarken ve denize girerkenki görüntüleri de net bir şekilde yer alıyor.
Türk milleti demokrattır bunu anlayamadıysanız...
Atatürk’ün kendisine güven mektubu sunan Amerikan elçisiyle düzenlediği basın toplantısının kaydı, Türk arşivlerinde de bulunuyor. 1927 sonbaharına ait olan Türk kaydında görüntü ve ses senkronizasyonunun sonradan gerçekleştirildiği ve ses kayıt cihazının çok ilkel olması nedeniyle 2 dakika 19 saniyelik konuşmada Atatürk’ün sesi çok ince olarak duyulmakta, video da oldukça bozuk görülmekteydi. Celal Bayar tarafından Türkiye İş Bankası’na yaptırılan “Atatürk Sevgisi” adlı filmde bu görüntüler yayınlanmıştı. Kayıtta Atatürk, yeni Türkiye ile Amerika arasındaki ilişkileri anlatırken şu ifadeleri kullanıyor:
Muhterem Amerikalılar,
Türk milletiyle ve karşımızda bulunduğuna emin bulunduğum muhabbet ve samimiyetin tabi imenşei hakkında birkaç söz söylemek isterim. Türk milleti tabben (tabiatı itibarıyla) demokrattır. Eğer bu hakikat medeni beşeriyet tarafından tamamıyla anlaşılmamış bulunuyorsa bunun sebeplerini muhterem sefiriniz (elçiniz) Osmanlı İmparatorluğu’nun son devirlerine işaret ederek çok güzel ifade ettiler. Diğer taraftan Amerikan milletinin istinad ettiği (dayandığı) demokrasi... Bu yüksek gayede zaten çok yükselmiş bulunan Amerika milletinin Türk milletiyle beraber olduğundan hiç şüphem yoktur. Amerikalılar bu mevhibe ile mümtaz bir millet olarak medeniyet dünyasında arz-ı mevcudiyet eyledi. Büyük bir millet birliği kurdu. İşte bu noktadandır ki Türk milleti Amerikan milleti hakkında derin ve kuvvetli bir muhabbet hisseder. Ümit ederim ki bu müşahede iki millet arasında mevut olan muhabbeti kökleştirecekltir. Yalnız bununla kalmayacaktır... Belki tüm beşeriyeti birbirini sevmeye ve bu müşterek sevgiye mani olan mazi hurafelerini silmeye, dünyayı sulh ve huzur sahasına sokmaya medar olacaktır. Temsil etmekle müdahi olduğum Türk milletinin insani gayesi işte bundan ibarettir.
Alıntı : Haberturk.com
Erkan Güzelküçük Tarafından Eklendi. | 6 Şubat 2012 12:47
c5e20e7f-0040-4f78-a166-56f19851cac7|5|5.0
Son 5 Yıldır Ezan Sesinden Etkilenerek Müslüman Olan Turiste Rastlanılmaması Üzerine Harekete Geçen Diyanet İşleri, Müezzinlere Şan Dersini Zorunlu Hale Getiriyor.

Ülkemizi ziyaret eden turist sayısı her geçen yıl artmasına rağmen bir süredir hiçkimsenin ezan sesinden etkilenerek müslüman olmaması sonunda Diyanet İşleri'ni harekete geçirdi. Önceki dönemlerde senede 1-2 kişi de olsa illa ki birilerinin ezan sesini çok beğenerek İslam'ı tercih ettiğini ancak son 5 yıldır gazetelerde buna benzer bir habere rastlayamadıklarını belirten Diyanet sözcüsü Süleyman Albayır, sezon açılmadan önce Turistik bölgelerdeki müezzinlere şan dersi verilerek bu ayıbın temizleneceğini müjdeledi.
"Yanlış giden bir şeyler var"
Konuyla ilgili olarak bu sabah bir basın toplantısı düzenleyen Diyanet İşleri Başkanlığı Basın sözcüsü, Doç. Dr. Süleyman Albayır, "Geçen gün arkadaşlarımızdan biri 'Yahu artık hiçbir yabancı ezan sesinden etkilenmiyor mu, niye böyle haberler görmez olduk?' diyince bizim de aklımıza geldi. Gazete arşivlerini araştırdık gerçekten de en son 26 Temmuz 2007 tarihinde Markus Zimmeicher isimli bir Alman vatandaşı ezan yüzünden müslüman olarak Mahmud Zincirbozan adını almış, ondan sonra ses seda kesilmiş. Demek ki bir şeyleri yanlış yapıyoruz." diyerek, kurum bünyesinde alınan önlemlere değindi.
Turistik bölgelerde hayal kırıklığı
Özellikle Antalya, Muğla gibi illerde yazın ciddi bir turist patlaması yaşanmasına ve bildikleri kadarıyla bu bölgelerde de günde 5 vakit ezan okunmasına rağmen kimsenin müslüman olmamasını manidar bulduklarını ifade eden Albayır "Hadi diyelim bunlar turist, 1 haftalığına geliyorlar onun da yarısını çok afedersiniz sarhoş geçirip dönüyorlar memleketlerine. Fakat özellikle Alanya'da, Kaş'ta, Belek'te kaç senedir yaşayan, oralara yerleşmiş Alman, İngiliz vatandaşlarımız da var. Bir tanesi de etkilenmez mi bunların ezandan? Hatta aldığımız bilgilere göre geçen sene Belek'e gelen bir Arap din kardeşimiz, orada duyduğu ezandan etkilenerek Hristiyan olmaya karar vermiş. Böyle bi şey olabilir mi? Bu kadar mı kötü okunuyor yani o bölgelerde ezan?" sözleriyle yaşanan hayal kırıklığını dile getirdi.
Performansa dayalı sistem geliyor
Doç Dr. Albayır, bu gidişe bir dur demek amacıyla önümüzdeki aydan itibaren kurum bünyesinde faaliyet gösteren tüm müezzinlerin şan eğitimine tabii tutulacağını belirterek, eğitimden yüksek puan alanların öncelikli olarak Turizm bölgelerine atamalarının yapılacağını ifade etti. Özellikle yabancıların gelip yerleştiği turistik bölgelere gönderilecek ve performansa dayalı olarak görevlerini yerine getirecek müezzinlere yıllık kota konulacağını söyleyen Diyanet sözcüsü, şöyle devam etti:
"Orada da beldedeki yabancı sayısına göre bir rakam belirleyeceğiz. Misal 1000 tane yabancı uyruklu vatandaşın yaşadığı bir bölgede görev yapan müezzinlerimizin senede 4 kişiyi sırf ezan okuyarak müslüman yapmaları gerekecek. Nasıl yapar bilmiyoruz, gerekirse 5 vakit kulağına üflesin yani. Bu şekilde kotasını dolduramayan arkadaşlarımız da kurum içinde oryantasyona tabii tutacağız. Madem beceremiyor, gitsin Kırşehir'de okusun ezanını. Bizim daha fazla puan kaybına tahammülümüz kalmadı..."
Uygulamadaki sıkıntılar için çözüm arayışları
Açıklamasında, uygulamada karşılaşabilecek sorunlara da değinen Diyanet sözcüsü, "Şu an için önümüzdeki en önemli sorun, İslam'ı seçen turistin tam olarak hangi ezan sesinden etkilendiğini saptamak gibi görünüyor. Çünkü biliyorsunuz genelde aynı anda 3-4 noktadan birden başlıyor okunmaya. Artık o arkadaşa kendisini etkileyen sesin tam olarak hangi yönden geldiğini mi sorarız, yoksa o puanı bölgede ezan okuyan arkadaşlarımızın hepsine birden mi yazarız henüz net bir karar veremedik..." diyerek, sezon açılmadan önce bu tarz sorunların aşılacağına olan inancını ifade etti.
Son olarak bir süredir gündemi meşgul eden duyma engelli vatandaşlar için işaret dilinde ezan uygulamasıyla ilgili bir soruyu yanıtlayan Albayır, uygulamada karşılaşılan bazı zorluklar nedeniyle bu projenini şimdilik rafa kaldırıldığını, işaret fişeği gibi alternatifler üzerinde çalışmaların ise sürdüğünü söyleyerek açıklamalarını noktaladı.
Alntı: Zaytung.com
Erkan Güzelküçük Tarafından Eklendi. | 6 Şubat 2012 12:07
1863a0c0-1de7-413f-af6f-41e9c371f545|3|5.0






Erkan Güzelküçük Tarafından Eklendi. | 6 Şubat 2012 11:56
1efcf838-69d2-4f36-9e1f-3e265e556b3c|3|5.0

Erkan Güzelküçük Tarafından Eklendi. | 6 Şubat 2012 11:40
5f6a9bec-f354-48de-86d4-8309ad7cc6de|3|5.0
